Grup maçları - fotoraman 2

Ankara ve İzmir’de biraz da bizimkilerin çektiği fotoğraflara güvenerek pek fazla deklanşöre basmadım. Favorim birkaç kare vardı aslında. İlki elektrik direklerine takılmış olan bu basketbolcular. Luis’de bunun basketbol tanrısı olmuş versiyonu da var hatta. İkincisi Fildişi Sahilleri’nin taraftarları. Toplam 15 kişi falandılar. Başlarını çeken bir teyze vardı ki herkesle tek başına savaştı. Özellikle Yunanistan maçında Yunan seyirciler coştukça o tek başına kabile dansını yapıyordu. “Lelellele” gibi bağırarak. Evlere şenlikti! Üçüncüsü ise benim Porto Riko maçı sonundaki yine Luis’in çektiği fotoğrafım. Suratımdaki “Oh Be!” tepkisi oldukça komik…

İzmir’de İzmirliler pek doldurmamıştı salonu. Halka, taksi şoförlerine göre pek duyurusu yapılmamış. Biletlerin pahalı olması da bir diğer sorun. Ancak oldukça kalabalık bir İspanyol topluluğu ve çok daha kalabalık ve renkli Litvanyalılar vardı. İspanyolların bunların arasında olmayan bir bölümü de enteresan kostümler giymişti. Çok hoş pankartları vardı. Oyuncularına tezahüratları ise oldukça keyifliydi. Ama favorim: “Este Latinos, Vamos a Bailar!”

Bu fotoğraf ve benzeri birkaç tanesi daha @pelinaydogan için çekildi. Grup maçları boyunca mesajlarıyla her zaman yanımdaydı, günlerimi şenlendirdi, totemlerimi biçimlendirdi. Teşekkürler…

Nike takımlar için ayakkabı tasarlamış. Aynı model kendi renkleriyle ABD takımında da var. Renkleri göz önünde bulundurunca favorim Litvanyalı oyuncuların ayağındaki Nike’lar. Zaten itiraf etmeliyim kimaçlar boyunca sıkıldığım anca oyuncuların ayakkabılarını inceledim. Hemen hemen her takımdan da bir - iki ayakkabı beğendim…

Slovenlerin çok kalabalık olduğu söyleniyor. Litvanyalıların da onları aratır yanı yoktu. Yediden yetmişe gelmişlerdi. Bu da sanırım en sevimli taraftarları. Yüzünü boyatmak için sırada beklerken yakaladım.

Vee işte en renkli taraftar topluluğu! 15’e yakın davulu aynı anda çalıp, beş büyük boy bayrağı aynı anda, aynı senkronla dalgalandırdılar. Grubumdakilere göre komünizmin Litvanya’ya getirdiği en güzel şey de bu disiplin olmuş.