Fanatik Basket Sayı 8 - Onlar Hala Genç

25-31 Ekim haftasında 37-38 yaşında, basketbol kariyerine hala başarılı! bir şekilde devam eden, hatta takımlarının önemli parçaları olan ve Türkiye’ye de ayak basmış beş oyuncuyu yazmıştım; neler yapıyorlar diye…

Onlar hala genç

Damir Mulaomerovic, Slaven Rimac, Goran Jagodnik, Zakhar Pashutin ve Haluk Yıldırım… Bu beşlinin ortak özelliği sadece bu topraklardan geçmiş olmaları ya da Euroleague oynamaları değil; 37 yaşın üstünde olmalarına rağmen hala sahada mücadeleye devam etmeleri…

Euroleague’in açılışıyla birlikte Avrupa’nın en iyi oyunculardan biri olan Marcus Brown’ın da emeklilik törenini izledik. Brown 37 yaşında oyunculuk kariyerini sonlandırdı ancak onun gibi Türk basketbolunda önemli izleri olan yaşıtları, mesleği sürdürmeye devam ediyor. Mulaomerovic, Rimac, Jagodnik ve Pashutin hala 10 dakikanın üstünde sahada kalıyor. 39 yaşındaki Haluk Yıldırım ise Galatasaray MP’nin yapıtaşlarından biri olmaya devam ediyor.

Damir Mulaomerovic

İki sezon formasını giydiği Efes Pilsen’i, tarihi başarılara imza atıp yıllarca kapısından dönülen Dörtlü Final’e, Hidayet, İbrahim, Drobnjak ve Hüseyin gibi isimlerle taşıyan oyunculardan biri oldu. Forma giydiği 99-00 ve 00-01 sezonlarında Efes, o dönemki adıyla ‘Suproleague’de son dörde kaldı. Efes’ten ayrılıp Panathinaikos’un yolunu tutan Mula, 2002’de kariyerine EL şampiyonluğunu da ekledi. PAO’dan sonra Avrupa’da farklı takımların formasını giyen Damir, 2009’da ülkesine kesin dönüş yaptı ve kariyerine başladığı KK Zagreb ile yeniden sözleşme imzaladı. Bosna doğumlu Hırvat oyuncu, halen 15 dakika ortalamayla süre alırken, Euroleague’de de mücadele eden takımının ilk beşi içinde…

Slaven Rimac

Tıpkı Mulaomerovic gibi Zagreb doğumlu olan Rimac, 1998-2000 arasında, en güçlü yıllarında Tofaş’a emek veren isimlerden biri oldu. Bursa temsilcisinin David Rivers, Rashard Griffith, Mehmet Okur, Murat Konuk’la birlikte iki lig şampiyonluğu, iki Türkiye Kupası ve bir de Cumhurbaşkanlığı Kupası almasını sağladı. Tofaş yatırımı azaltıp, altyapıya yönelince o da sırasıyla Joventut, Olimpia Milano ve dört sene aradan sonra yine Cibona Zagreb formalarını giydi. Euroleague kariyerinde en çok sayıyı(32) 2003 yılında Cibona – Anadolu Efes karşılaşmasında attı. Aynı sene CSKA maçında ise 39 dakika sahada kaldı. 2008 yılından beri Fransa’nın Pau Orthez takımında forma giyen Rimac, halen 19 dakika ortalamayla oynuyor.

Goran Jagodnik

1999’da Türk Telekom’a gelen Jagodnik, ertesi sene o zamanki adı Mydonose Kolejliler olan TED Ankara Kolejliler’e transfer oldu. O sezon Euroleague’de mücadele eden Telekom’da Sloven hemşerileri Ivica Jurkovic ve Marijan Kraljevic ile birlikte forma giydi. Kolejde ise hemen her maçta 40 dakika oynadıktan sonra playofflar için İsviçre’ye gitti. Rusya, Polonya, Sırbistan ve Slovenya’da farklı takımlarda oynadıktan sonra 2010’da Union Olimpija ile anlaştı. Geçen sezon, Euroleague’de ekim ayı MVP’si seçildi. Önceki hafta Barcelona maçından önceki son idmanda karnındaki ağrıyla hastaneye kaldırılan kaptan, başarılı bir ameliyat geçirdi ama belirsiz bir süre sahalardan uzak kalacak.

Zakhar Pashutin

98-99’da Avtodor Saratov’la Euroleague’de çıkış yakalayan Zakhar Pashutin, 1999-2000 sezonunda Pınar Karşıyaka’ya geldi. Vrbiko Stefonov’un önderliğine, Mirko Milicevic, Faruk Rasna, Kaya Peker ’le birlikte Pınar KSK’nin o sene çeyrek final oynamasını sağladı. 2004-2008 arasında formasını giydiği CSKA ile iki Euroleague şampiyonluğu, bir de ikinciliği yaşadı. Geçen sezon transfer olduğu Unics Kazan’ın Eurocup şampiyonluğunda payı vardı. Zakhar, daha önce birlikte de oynadığı ağabeyi Evgeny Pashutin’in koçluğunda, Euroleague’de bu hafta Galatasaray MP karşısında sahaya çıkacak.

Haluk Yıldırım

Ülkerspor’un kurulduğu 1993’ten itibaren, kulüple özdeşleşen Yıldırım, savunmasıyla Türk basketbolunun gizli kahramanlarından biri oldu. Diğerlerinin aksine ülkesi dışında hiçbir yerde forma giymeyen Yıldırım’ı özel kılan bir başka nokta ise, geçirdiği çok ciddi hastalık sonrasında hiçbir şey olmamış gibi, aynı hırsla sahaya dönmüş olması… Beşiktaş’la sahaya dönen Yıldırım, kaptan olarak takımının finale çıkmasında rol sahibi oldu. 2010’da Galatasaray’la anlaşan yıldız oyuncu, finale giden yolda sadece savunmasıyla değil, hücumda da tehlikeli bir bilek olduğunu gösterdi. Bu sezon henüz hiçbir resmi maça çıkmasa da, GS için hala en önemli isimlerden biri…

Text posted at 2:35 PM (5 months ago) | Permalink