2010’la hesaplaşma

Sevmiştim seni 2010. Acısıyla tatlısıyla, dolu dolu geçtin. Gençliğin artık yerini olgunluğa bırakmaya başladığı dönemde, 20’li yaşların en karanlık olacağını düşündüğüm zamanda, şöyle dönüp geriye bakınca, pek de keyifli geçtin aslında… Her istediğimiz olmadı, pek çok isteğimiz olmadı belki, ama geneline bakınca “seni sevdim” diyebiliyorum. Güzel de anımsayacağım, geriye kalan kimbilir kaç senede…
Var tabii ki keşkelerim, ama hangi senede bırakmıyoruz ki pek çok “şöyle olsaydı” diye başlayan cümle… Bazen çok bunaldım, çok sıkıldım, bağırıp çağırmak, kaçmak istedim; ağlayamadım bile. Bazen de bol bol kahkaha attım, içinde kırık, eksik birkaç parça barındırarak. Fakat itiraf etmeliyim, ortalamanın üstündeydin; oldukça… Daha iyi olabilir miydi? Her zaman “daha”lar mümkün pek tabii…
Güzel insanlar tanıdım, gezdim - güzel yerler gördüm, keyifli sohbetlerim oldu, uzun uzun yazışmalarım, kalemimden yorulduğum anlar oldu. Çok dost biriktirdim; yeni insanlar tanıdım, örnek aldım, belki bazılarına ben yol gösterdim. Dinledim, araştırdım, öğrendim, çözdüm, bozdum, kırdım, yapıştırdım… Bol bol eğlendim; daha cesaretle yaklaştım pek çok şeye, daha az çekingen…
Öte yandan kırıldım, ağladım, üzüldüm, öfkelendim, sustum -en çok da sustum-, kendimden öteye taştım, ben gibi olmadım… Ama galiba beni oluşturdu bütün hepsi, kulağa tınısı hoş gelen, yazması güzel 2010’u yarattı.
Yeni seneden umutlarım var, ama artık daha ortalama düşünüyorum. Daha azıyla da ikna olabilmek tabii ki hayallerin boyutunu küçültmüyor. Daha pozitif, daha insancıl, daha uzlaşmacı bir yıla giriyorum sanki. Senin yerini tutar mı sevgili 2010, bilmiyorum; ama yeni kardeşin yolda. Birkaç saat sonra kapımızı çalacak. Sen de hep sevileceğini, güzel hatırlanacağını bil; üzülme… Yolun açık olsun…
“Ah o kadrini bilmediğim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettiğim o çeşme,
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.” *
*Cahit Sıtkı Tarancı