ME-TAL-LI-CA!

Dile kolay 50 bin kişi! Şaka değil, İnönü Stadyumu tam anlamıyla iğne atsan yere düşmeyecek haldeydi. Tüm tribünler ve bütün saha içi doluydu…

Akbank Exi 26 Sonisphere Festival rüya gibi bir programla açıklandığında aylardan şubattı. Programa eklenenler, çıkanlar oldu ama headliner’lar belliydi ve heyecanlandırmaya yetiyordu.

Son günden yakaladım festivali. Sırasıyla Megadeth, Slayer ve Metallica. “Sonuna kadar kalsam mı?” “Saçmalama, tabii ki kalmalısın!” diye ikiye bölünen benliğim ikinciyi seçti ve James Hetfield’in dediği gibi tarihe tanıklık etti.

Megadeth’in geç kalması, programı biraz kaydırınca Metallica da sahneye 15 dakika geç çıktı. Stadyumu dolduran kalabalık heyecandan yerinde duramıyordu. “Creeping Death”in ilk notaları duyulduğunda çığlıklar yükseldi. Konserin üçüncü parçası -benim de en favori parçalarımdan biri- “Fuel”la birlikte sahne şovu da başladı. Parçanın başlamasıyla, cuma Rammstein’a gidenlerin hatırlayacağı, alevler sahnenin iki yanını ve sahnedeki 6 farklı noktadan fışkırdı. Parçanın belirli zamanlarında ve konserin de farklı anlarında aynı alevleri yeniden gördük. Heyecan doluydu.

11. parça; One. Muhteşem bir şov. Havai fişekler, alevler, ışıklar. Ve ard arda efsane parçalar; Master Of Puppets, Blackened, Nothing Else Matters ve Enter Sandman.

Breadfan’le geri dönüş ve Seek and Destroy’la nokta. Deathmagnetic Tour’un son ayağı, İstanbul. Ekime kadar Metallica başka konser vermeyeceği için anlaşılan o ki bu konserde bütün kurtlarını döktü. Hetfield “Bugün burada olanlar tarihe tanıklık ediyor.” dedi birkaç kere. Önceki sene Ali Sami Yen’de neler oldu bilmiyorum ama bu konser tek kelimeyle muhteşemdi.

Konser sonrasında avuç avuç pena attılar sahne önündekilere. Arkadaşlarımdan biri kapmıştır diye umuyorum. En azından müzelik bir parça görmüş oluruz daha sonra.

Organizasyon olarak bazı hatalar vardı. Cuma’nın bütün programı cumarteside olmalıydı mesela. Cumartesi biraz sönük kalmıştı. Toplam 15 dakikalık iş için akşam 8’e kadar mesai yapınca da gidesim gelmedi. Cuma dillerden düşmeyen Rammstein performansını zaten kaçırdım. Pazar günü basından giriş yapınca maalesef bilekliksiz ve her yanı kapalı bir tribünde buldum kendimi. Saha içindeki arkadaşlarımın yanına gidemediğim için ciddi ciddi eve dönmeyi düşündüm. Herhalde sonra oturur ağlardım bu muhteşem konser kaçtı diye.

Sanıyorum konser DVD’si yapılacak, çünkü resmen kameralara oynadı grup elemanları. Lars için ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor; twitter’ıma sık sık, farklı kişilerden “bu adam bir makine” diye tweetler düştü. Gerçekten; Lars insansa, biz neyiz?

PS: Metallica Setlist:

Creeping Death
For Whom The Bell Tolls
Fuel
The Four Horsemen
Fade To Black
That Was Just Your Life
The End Of The Line
Sad But True
Welcome Home (Sanitarium)
All Nightmare Long
One
Master Of Puppets
Blackened
Nothing Else Matters
Enter Sandman
- - - - - - - -
Breadfan
Trapped Under Ice
Seek and Destroy

Text posted at 4:14 PM (1 year ago) | Permalink